2007-2008’de kısa bir dönem ÇYDD Genel Merkezi çalıştım, hocamla sıkça karşılaşırdım. Uzun uzadıya hayatını insanlığa vermiş, yoksullara vermiş ve gözümde devleşen bir kadındı. Kendisinden çok şey öğrendim. Naif bir insandı ve düşüncelerini ‘kırmadan’, ‘dökmeden’ aktaran bir insandı. Kendisini anlatma gereği duymuyorum. Saylan Hoca, bu topraklara ve insanlığa çok şey katmış bilimsel çalışmaların da sahibidir. Örgütçüydü. İddiası vardı. Kendi dışında herkesi düşünürdü.

Kendisiyle tamamen aynı siyasal çizgi de olmasam da, ona inanılmaz saygı duyardım. Saylan ne zaman aklıma gelse, odasında unuttuğu ısırılmış elması gelir aklıma ne hikmetse.

Ömrünün son demlerinde korkunç iftiralara maruz kaldı, fiziki ve manevi korkunç muameleler gördü. Gözlerindeki gülüşü ve güzel bir toplum yaratma inadını kıramadılar. Hiç eğilmedi, bükülmedi…

Türkan Saylan, çocukluktan yetişkinliğe geçmemi sağladı.

9 yıldır kendisi yok. Ama umudu, direnişi var.

Kategoriler: Notlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir