Tık avcılığı ana akım basından, nitelikli olarak gördüğümüz ve takip ettiğimiz haber sitelerimize uzun yıllar önce sirayet etmeye başlamıştı maalesef. Fakat artık nitelikli, kaliteli içerikler ürettiği için takip ettiğimiz mecralar ve hatta muhalif, alternatif basın kurumlarında bile ‘varsayılan’a dönüştü. Bu konu hakkında ne zamandır sizinle dertleşmek istiyorum. Dijitalde içerik üreten bizler için ilmeği boynumuza geçirmekten bir farkı yok bu sürecin. Kısa vadede kazanılan tıklar, uzun vadede sürdürülemez bir yayın politikası aslında, hatta kazanılmış izlerkitleyi de kaçıran bir süreç.

Açıkça okuru ve dinleyiciyi kandıran bu yayıncılık politikasına aldanan ya da razı olan var mı gerçekten? Ya da bu durumu okuyucu pratikleri açısından doğal bir süreç gibi algılanmasına sebep olan yayıncılar meslek etiği açısından hiç mi kendilerini topluma karşı sorumlu hissetmiyorlar. Ya da bu işin mevcut dijital ekonomisi gereği alternatifsiz olduğunu düşünerek normalleştirilmeye çalışılması ve buna direnilmemesi ne kadar kabul edilebilir?

Bu mesele özellikle muhalif medya’da İsmail Gökhan Bayram ve Ümit Alan‘nın çıkışlarıyla yeniden gündeme geldi.

Konuya öncelikle Türkiye Gazeteciler Sendikası‘nın Örgütlenme Sekreteri Mustafa Kuleli‘nin düşüncelerini paylaşarak başlamak istiyorum. “Tık avcılığı”nın muhalif medyada aslında ekonomik olarak da nasıl sürdürülemeyeceğini anlatmış Kuleli journo.com.tr‘deki yazısında:



Evrensel Gazetesi‘ndeki köşesinden bu konuya değinen İsmail Gökhan Bayram, tık avcılığının muhalif medya özelinde okuru aldatmaktan başka bir işe yaramadığını ve sanıldığı kadar da kurumların ekonomilerine katkı sağlamadığını anlatmış:



Son paylaşacağım yazı da akademisyen Sarphan Uzunoğlu‘ndan. Popüler haber portallarının trafik kaynaklarını karşılaştıran Uzunoğlu, P24‘e yazdığı iki yazısında clickbait ekonomisinin gerçek temeli olup olmadığını anlamaya çalışıyor:




Süleyman İrvan Hoca da kendi blogunda “clickbait” tartışmasını derleyen ve örnekleriyle analiz eden güzel bir yazı hazırlamış:



Yine Sarphan Uzunoğlu‘ndan Medyapod programındaki konuyla ilgili değerlendirmesini de dinleyebilirsiniz.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir