Yıllardır, DuckDuckGo‘da sık sık çevrimiçi gizliliğe karşı kusurlu bir karşı iddia duyuyoruz: Saklayacak hiçbirşeyim yok. Neden kaygılanayım?

Artık günümüzde “internette kişisel mahremiyet” daha yaygın hâle geldikçe, Saklayacak hiçbirşeyim yok. Neden kaygılanayım?
iddiasının haklı bir şekilde azaldığını görmekteyiz. Ancak, hâlâ bu
fikir dillendirilmeye devam ediyor. Bu durumun neden kusurlu olduğunun
üç sebebini sizinle paylaşmak istiyoruz.

1) Mahremiyet, bilgilerin gizlenmesiyle ilgili değildir; mahremiyet, bilgiyi korumakla ilgilidir ve korumak istediğiniz bilgilere sahipsiniz.

Banyoya gittiğinde kapıyı
kapatır mısınız? Banka hesabı bilgilerinizi kimseye verir misiniz?
İnternette tüm arama ve göz atma geçmişinizin herkese açık olmasını
ister misiniz? Tabii ki “hayır” değil mi?

Kısaca, herkes belirli şeyleri özel tutmak ister. E-postalar, mesajlar, aramalar, finansal bilgiler, tıbbi bilgiler vb. gibi bilgileri başkalarıyla paylaşmaz. Çok az insan bu bilgileri paylaşmaya “evet” diyecektir.

2) Mahremiyet temel bir haktır ve kimseye temel hakların gerekliliğini kanıtlamanıza gerek yoktur.

Söyleyecek
önemli bir şeyinizin olmadığını düşünseniz bile, özgür konuşma hakkına
sahip olmalısınız. Protesto edecek bir şeyinizin olmadığını bilseniz
bile, toplanma hakkına sahip olmalısınız. Bunlar, gizlilik hakkı gibi
temel haklar olmalıdır.

Mahremiyet,
samimi konuşmalarda, tıbbi prosedürlerde ve oy kullanma gibi süreçlerde
çok önemlidir ve arzu edilir. Eğer oy kullanırkan açıkça izlenseydik oy
kullanma davranışlarımızı değiştirirdik değil mi? Dolayısıyla, oy kullanırken mahremiyetimizin öneminin demokrasiyi desteklediğini iddia edebiliriz.

3) Mahremiyet eksikliği herkesin kaçınmak istediği ciddi zararlar yaratır.

Kimlik hırsızlığı, reklamlar yoluyla manipülasyon, kişisel bilgilerinize dayalı ayrımcılık, taciz, filtre balonu
ve mahremiyetimize yönelik saldırılardan kaynaklanan diğer birçok sorun
gibi maalesef yaygın tehditlerden kaçınmak için mahremiyete ihtiyacınız
var.

Ayrıca,
pek çok insanın farkında olmadığı şey daha var. Kişisel verilerinizin
birkaç küçük parçasıyla, hakkınızda düşünebileceğinden çok daha
fazlasını ortaya koymak için bir araya getirilebiliniyor. Örneğin, MIT araştırmacıları tarafından yapılan bir analizde,
“sadece dört tane oldukça belirsiz bilgi parçasının (dört alış-veriş
işleminin tarihleri ve konumları), üç aylık kredi kartı işlemlerini
kaydeden bir veri kümesindeki 1.1 Milyon kradi kartı kullanıcısı insanın
yüzde 90’ını tanımlamak için yeterli olduğunu bulunmuş.

Mahremiyetin sadece bir tek ve görünüşte önemsiz bir kişisel veri parçasını korumakla ilgili olmadığını hatırlamakta fayda var. Çünkü bu durum,  insanların sık sık söyledikleri, “saklayacak hiçbir şeyim yok” dediği durumdur.

Örneğin, bazı
insanlar bir şirketin kendi e-posta adresini bilmesi durumunda bir
sakınca olmadığını söylerken, bir başka grup insan, internet alışverişlerinin konumlarını bir şirketin bilmesini umursamazlar. 

Bununla birlikte, bu küçük kişisel veriler, Google ve Facebook
gibi reklam platformları tarafından, kim olduğunuz, ne yaptığınız,
nereye gittiğiniz ve kiminle zaman geçireceğiniz hakkında daha eksiksiz
bir resim oluşturmak için giderek daha fazla toplanmaktadır. Ve
bu büyük veri profilleri daha sonra önemli mahremiyet sorunlarınaa çok
daha kolay yol açabilir. Eğer size ürpertici geliyorsa öyle olduğu için…

Gizliliğinizin kabul edilmemesi gerektiğine yeterince vurgu yapamayız. “Gizlenecek
hiçbir şeyim yok” yanıtı, yalnızca hükümet ve şirket gözetiminin
varsayılan olarak kabul edilebilir olması gerektiği anlamına gelir.

Gizlilik varsayılan olmalıdır. Çevrimiçi
olarak yeni bir güven standardı oluşturuyoruz ve çevrimiçi mahremiyetin
panjurları kapatmak kadar kolay olması gerektiğine inanıyoruz.


Bu yazı ilk olarak DuckDuckGo blogu olan spreadprivacy.com’da Three Reasons Why the “Nothing to Hide” Argument is Flawed başlığıyla yayınlanmıştır. Mehmet Şafak Sarı tarafından Dijital Güvenlik Projesi için Türkçe’ye çevrilmiştir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir